Envanterdeki zil takımlarının çoğu İstanbul Mehmet'tir ve üç ayrı hattan gelir: Traditional, Sultan ve Radiant. Üçü de Türk zili geleneğinin malzemesiyle, yani bakır ve kalay alaşımı B20 bronzla üretilir. Alaşım aynıdır; ayrımı yapan dövme ve tornalama işçiliğidir.
Elde dövülmüş bir zilin yüzeyi düzensizdir. Çekiç izleri birbirinin aynı olmadığı için zil tek bir perdeye kilitlenmez; birçok frekans aynı anda açılır ve ses karmaşık duyulur. Bu karmaşıklık kulakta "sıcak" diye tarif edilen şeydir. Makine dövmesi daha düzenli, daha öngörülebilir ve daha parlak bir ses verir.
Tornalama izi ikinci etkendir. Yüzeydeki dairesel kanallar derinleştikçe zil daha hızlı açılır ve üst uç öne çıkar. İzin silinmesi ya da yüzeyin parlatılması sesi toparlar, uzamayı kısar. Aynı çapta iki zil arasındaki fark çoğu zaman buradan gelir.
Kalınlık son etkendir ve en çok duyulanıdır. İnce bir crash çabuk açılır, kısa sürede söner ve yumuşak çalınan bir pasajda cevap verir. Kalın bir crash yüksek ses basıncına dayanır, geç açılır ama uzun durur. Kalabalık bir sahnede kalın zil kaybolmaz.
Takımların hangisinin verileceği salon ölçüsüne ve işin gürlüğüne göre kararlaştırılır. Açık hava ve yüksek sahne sesi olan işlerde kalın, kapalı ve akustik düzende ince zil öneriyoruz.